Kullanıcı Adı: Şifre:

KATEGORİLER
Ana Sayfa
Genel Kategori (20)
Mahalli İdareler (56)
İdari Mevzuat (32)
Mali Mevzuat (58)
Kamu Personeli (48)
Arazi Kullanımı, Yerleşkeler ve İmar (43)
Kamu ve Devlet İhale (54)
Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık (14)
İş Hukuku ve İş Güvenliği (22)
Yeni Soru Sor
Soru-Cevap Ara
Mevzuat Soru - Cevap
1. Sıkça sorulan sorular sayfasına hoşgeldiniz.
2. Site ile ilgili tüm yardım konuları kategori olarak ayrılmıştır.
3. İlgili kategorilere tıklayarak soru ve cevaplara ulaşabilirsiniz.
4. Soru-Cevap Ara sistemiyle soru-cevaplarda arama yapabilirsiniz.
5. Cevabını bulamadığınız soruları sistem üzerinden form aracılığıyla sorabilirsiniz.
6. Eğer sistem açıksa, sorunuz yanıtlandığında e-posta ile bilgilendirilirsiniz.

YENİ EKLENEN SORU-CEVAPLAR
norm kadro atama - 19 yıllık devlet memuruyum 2 yıllık yüksek okulu 2011 de bitirdim 5 aydan beri zabıta müdürlüğünü vekaleten yürütüyorum fakat özlük haklarımın hiçbirisinden yararlanamıyorum düz memur maaşı alıyorum 4 yıllık bitirmen gerekir diyorlar fakat zabıta müdürü asaleten atanmak için araştırmalarıma göre buna gerek yok zabıta yönetmeliğinde yazıyo aydınlatırsanız sevinirim saygılar
Belediye Zabıta Yönetmeliğinin "Görevde yükselme şartları" başlıklı 17 nci maddesinde "(1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır."hükmü yer almakta olup anılan maddede Zabıta şube müdürlüğüne atanabilmek için; Zabıta amirliğine atanabilmek için; Zabıta komiserliğine atanabilmek için; aranılan şartlarda düzenlenmiştir. Belediye Zabıta Yönetmeliğinin "Kazanılmış hakların saklılığı" başlıklı 50 nci maddesinde "(1) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere ilgili mevzuata göre atanmış olan zabıta personelinin kazanılmış hakları saklıdır."denilmektedir. Zabıta Yönetmeliğinin Zabıta Müdürü kadrosuna atanabilmeyle ilgili koşullarına bakıldığında ise; aşağıda koyutularak gösterilen 17. madde a bendi (1). fıkra a) bendi 1 nolu alt bentte açık ve net 4 yıllık yüksek öğrenim şartı getirilmiştir. Diğer koşullarda aşağıda gösterilmektedir; Görevde yükselme şartları MADDE 17 – (1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde sayılan unvanlardan daire başkanı ve zabıta müdürü dışındaki kadrolara yapılacak atamalarda aşağıdaki şartlar aranır. a) Zabıta şube müdürlüğüne atanabilmek için; 1) Meslekle ilgili yüksek öğrenimi bitirmesi veya en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak, 2) En az iki yıl zabıta amiri olarak çalışmış olmak, 3) 1-4 dereceli kadrolara atanmak için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak, 4) Son üç yıllık sicil notu ortalaması en az iyi derecede olmak, 5) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak, 6) Kadro durumu elverişli olmak,
bülent gökmen - belediye 01.07.2015 14:39:26 Olumlu: 0 Olumsuz: 0
Belediye meclisimizden T plakalı Taksi ve hattı yönetmeliğinin kararını almış durumdayız. Bu kapsamda ilçemizde halihazırda taksi işletmeciliği yapan taksi sahipleri bulunmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu yürürlüğe girmeden önce taksi hattı işlemleri trafik komisyon kararı doğrultusunda yürütülmekteydi fakat 2005 yılı itibariyle bu işlem 5393 sayılı kanunun 15. Maddesi P bendi gereğince belediyelere bırakılmıştır. İlçemizde halihazırda bu işi yapan taksi işletmecilerinin elinde 2005 yılından önce alınmış ilçe trafik komisyon raporuna istinaden hat sahibi olduklarını gösterir herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Söz konusu kanun çerçevesinde taksi işletmecilerinin hat sahibi yapılabilmesi için ilgili yönetmelik ve meclis kararı gereği belediyemiz tarafından taksi hattı ihale edilmiş fakat daha önceden herhangi bir trafik komisyonuna dayalı taksi hattı bulunmayan taksi işletmecileri ihaleye girmedikleri gibi daha önceden kazanılmış olan haklarının bulunduğunu iddia eden dilekçeyle tarafımıza başvuruda bulunmuşlardır. Sonuç olarak 5393 sayılı kanun yürürlüğe girdikten sonra halihazırda İlçe trafik komisyon raporuna istinaden herhangi bir hat sahibi olmayan taksi işletmecileri hakkında nasıl işlem yapılması gerektiği bunun yanında çalışma ruhsatının ne şekilde düzenlenmesi ve belediyenin mülkiyeti sayılan taksi hatlarının ihale edilmeden verilip verilemeyeceği gibi konularda çelişkiye düşülmüş ve şuan T plakası bulunan fakat herhangi bir taksi hattı bulunmayan taksi işletmecileriyle ilgili nasıl bir işlem yapılması hususunda görüşlerinize ihtiyaç bulunmaktadır. İyi Çalışmalar dilerim Engin ERSOYDAN Yazı İşleri Müdürü
Sorunuza hem yanıt teşkil etmesi hemde örnek olabileceği düşüncesiyle emsal düzeyde idare mahkemesine açılmış bir davada idare mahkemesinin verdiği kararı temyizi sonucu onaylayan ve itirazları reddeden Danıştay kararını örnek olarak gönderiyorum. İstemde yer alan kısım zaten İdare Mahkemesinin verdiği kararar dayanak teşkil eden kısımdır. O kısım sizin sorunuza yanıt olabilir. O kısmı dikkatinizi çekmesi açısından koyu halde sunuyorum; T.C. DANIŞTAY 8. DAİRE E. 2007/4194 K. 2007/6111 T. 19.11.2007 ÖZET : 5393 sayılı Yasa uyarınca; toplu taşıma yapmak adına kara, deniz, su ve demir yolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçlarının sayılarını belirlemek yetki ve imtiyazlarının belediyelere ait olduğu hakkında. İstemin Özeti : Bursa İli, İnegöl İlçesinde faaliyet gösteren mevcut umum servis araçlarına 100 adet aracın ilave edilmesine, servis hatlarının 10 yıl süreyle kiraya verilmesine, plaka tahdit kararı ile satın alınan plakaların devredilmesi halinde sayıya dahil edilmesine, trafik komisyonunda plaka satın alanların plaka haklarının 10 yıl sonra kiralama istemine dahil edilerek, çalışma izni verilmesine ilişkin 7.4.2006 gün ve 74 sayılı İnegöl Belediyesi Meclis kararının iptali istemiyle açılan davada; 5393 sayılı Yasanın 15/f ve 84. maddeleri ile 2918 sayılı Yasanın 12. maddesinden söz edilerek, 5393 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle 2918 sayılı Kanunun Belediye Kanunu ile çelişmeyen hükümlerinin uygulanması gerektiği açık olduğundan, 2918 sayılı Kanun uyarınca alınan 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının da 5393 sayılı Kanun ile çelişmeyen hükümlerinin uygulanması gerektiği, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 9. maddesinde, bu Kanun ile Büyükşehir Belediyesine verilen trafik hizmetlerini planlama, koordinasyon ve güzergah belirlenmesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkilerinin UKOME tarafından kullanılacağı düzenlenmişken, 5393 sayılı Kanunda bu konuda benzer bir organın kurulması öngörülmemiş olmasına rağmen, kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçlarının sayılarını belirlemek yetki ve imtiyazının belediyelerde olduğunun düzenlendiği, ayrıca; tahditli plakaların sayısı, trafik akış düzeni, belde belediyesi ve il belediyesi arasında güzergah tespiti, araç sayısının belirlenmesi v.b. hususlarda oluşan tereddütler nedeniyle görüş istenen İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 28.10.2005 tarihli Genelgesinde; 5393 sayılı kanunda düzenlenen hususlarda 2918 sayılı Kanunun uygulanamayacağı belirtildikten sonra ilçe ve il trafik komisyonlarının yetkili olduğu, belirtilen hususlar arasında tahditli plakaların sayısının belirlenmesi yetkisi yer almadığından 5393 Sayılı Kanunda açıkça belediyelere verildiği anlaşılan söz konusu yetki ve imtiyaz uyarınca hareket edilerek alındığı anlaşılan dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, nitekim; Bursa İl Trafik Komisyonu'nun 8.12.2005 günlü ve 2005/33 sayılı kararında da yukarıda anılan Genelge uyarınca, belediyelerce verilecek olan tahditli ticari plakalar ile ilgili olarak bu konudaki usul ve esasları düzenleyen 86/10533 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 5393 sayılı Kanuna aykırı hükümlerin uygulanmasına imkan kalmadığı belirtilerek, sayı artışı yapılamayan servis araçlarındaki artışların uygun görülmesi halinde belediye başkanlıklarınca yapılmasına karar verilmiş bulunduğu gerekçesiyle davayı reddeden Bursa 2. İdare Mahkemesinin 27.3.2007 gün ve E:2006/1401, K:2007/542 sayılı kararının; kazanılmış hakların ihlal edildiği ileri sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. ve 52. maddeleri uyarınca temyizen incelenerek bozulması ve yürütülmesinin durdurulması istemidir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Mesude GÜNDÜZ'ün Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Ahmet Yahya ÖZDEMİR'in Düşüncesi : Bursa İli İnegöl ilçesinde faaliyet gösteren mevcut Umum servis araç sayısına 100 adet aracın ilave edilmesine, servis hatlarının 10 yıl süre ile kiraya verilmesine, plaka tahdit kararına tabi olarak satın alınan plakaların devredilmesi halinde bu sayıya dahil edilmesine, trafik komisyonu kararına dayalı plaka satın alanların plaka haklarının 10 yıl sonra kiralama istemine dahil edilerek çalışma izni verilmesi yolundaki 07.04.2006 günlü ve 74 sayılı İnegöl Belediye Meclis kararının iptali istemiyle açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin ( f )ve ( p )bentlerinde belediyeye verilen yetki ve imtiyazlar uyarınca davalı belediyece umum servis araçlarının sayıları ile güzergahlarının saptanmasında mahkeme kararında da değinildiği üzere yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamakta ise de; mevcut servis araç sayısına 100 adet aracın ilave edilmesi hususunda, trafik güvenliği, yolcu ve araç kapasitesi konularında hangi güzergaha ne kadar yolcuya karşılık kaç araç tahsis olunduğu yönünde somut tespitler yapılarak bir inceleme yapılmadığı, sözü edilen bu araçların mevcut araçlara ilavesi ile trafik yoğunluğu meydana gelip gelmeyeceğinin araştırılmadığı görülmektedir. Bu hale göre davaya konu meclis kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Belirtilen nedenle, temyiz konusu kararın bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: KARAR : İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. SONUÇ : İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve yargılama giderlerinin temyiz isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, 19.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Engin ERSOYDAN 29.06.2015 12:11:11 Olumlu: 0 Olumsuz: 0
Belediye başkanlığımız bünyesinde İçişleri Bakanlığı’nın 25.4.1984 gün ve 27302 sayılı onayı ile yürürlüğe konulmuş olan BELEDİYE BÜTÇESİNDEN YAPILACAK TEMSİL, AĞIRLAMA VE TÖREN GİDERLERİ YÖNERGESİ kapsamında yönetmelik oluşturarak Belediye meclisimizden karar aldık ve bu yönetmelik kapsamında belediye başkanımız davet edildiği düğünlerde ilçemiz halkının çocuklarına ufak altın hediye etmek istemektedir. Böyle bir harcamanın ilgili yönetmelik hükümlerince belediye bütçesinden yapılıp yaplılamayacağı konusunda bilgilerinize ihtiyaç bulunmaktadır. Engin ERSOYDAN Yazı İşleri Müdürü
İçişleri Bakanlığı tarafından “Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi” hazırlanarak bu husustaki mevzuata aykırılık oluşturan ödemeler hukuki dayanağa oturtulmaya çalışılmış, bu şekilde düzenleme altına alınmıştır. İlgili “Yönerge” konuya ilişkin her türlü tenkide rağmen belediye bütçesinden gerçekleştirilen bu tür giderlere dayanak oluşturduğu da bir gerçektir. (DOLAYISIYLA SİZİN BİR YÖNETMELİK HAZIRLAMANIZA GEREK YOKTUR) Yönergede Yer Alan Bazı Kavramlar Belediye Başkanının Takdirinin Sınırı: Yönerge’nin “genel kural” başlıklı 3.maddesinde; “Temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabidir” hükmü yer almıştır. Uygulamada yerel yönetim kademesinde görev yapan sorumlu personel bu hükümden yola çıkarak, her türlü ödemenin takdirinin belediye başkanının inisiyatifine bağlı olduğu düşüncesiyle çeşitli ödemeler gerçekleştirebilmektedir. Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil-Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 4, 5 ve 9.maddeleri sırasıyla “temsil”, “ağırlama” ve “tören” giderlerinin “ne şekilde” yapılacağını ve “şartlarını” belirlemiştir. Bu durumda 4, 5, ve 9.maddelerdeki “sınırlar çerçevesinde” temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarlarının tayini (ancak) belediye başkanının takdirine bırakılmıştır. Örneğin, 5.madde gereğince ağırlama giderleri; beldenin misafiri durumunda; a- Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan ve Bakanlar, b- Hükümet merkezi veya diğer illerin protokole dahil kişiler, c- Yabancı ülke temsilcileri veya konuklar, d- Sanat, bilim, kültür ve spor dallarında temayüz etmiş kişiler, e- Basın mensupları, f- Beldenin kalkınmasında katkısı olanlar veya olacağı anlaşılanlar ile bu kişilerin eşleri ve refakatindeki görevliler için, geleneklere ve davetin şümulüne göre, ağırlama, konuklama, konutlandırma ve bu işlerle ilgili olarak hazırlıkların gerektirdiği giderlerle ziyafet, kokteyl, hediye, çiçek, bahşiş ve taşıma giderleri şeklinde yapılır. Görüleceği üzere sayılan ziyafet veya kokteyl giderlerinin belediye bütçesinden ödenebilmesi için yemeğe veya kokteyle katılan kişilerin 5.maddede sayılan kişilerden olmaları ve beldenin misafiri durumunda olmaları şartlarının beraberce bulunması gerekmektedir. Dolayısıyla bu şartlar çerçevesindeki takdir yetkisi (ancak) belediye başkanına ait olacaktır. Temsil giderleri (Md.4) ve tören giderleri (Md.9) için de “takdir sınırı”, ilgili maddelerdeki “özel şartların” belirlediği sınırlar çerçevesinde olabilecektir. 9.madde uyarınca; a- Resmi ve dini bayramlar ile anma günleri, b- Beldenin kurtuluş günleri, c- Festival ve fuarlar, d- Beldenin sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunacak temel atma ve açılış günleri, e- Milli mücadeleye ait önemli günler, Nedeniyle yapılan tören giderlerinin tümü veya bir kısmı “tören komitesinin” kararı ile ödenebilecektir. Görüleceği üzere belediye başkanının “takdir yetkisine” ilgili madde ile de bazı “sınırlar” getirilmiştir. Töreni yapılacak günlerin maddede sayılanlardan olması, bir tören komitesinin oluşturulması ve ödemelerin ancak bu tören komitesinin kararı ile yapılabilmesi sözü edilen “sınırları” oluşturmaktadır. Ancak 10.madde gereğince yapılacak söz konusu harcamalar için de tören komitesinin kararının aranıp aranmayacağı hususuna bir açıklık getirilmemiş ise de uygulamada ve içtihatlarda “aranması gerekmediği” sonucunun ağırlık bastığını belirtmek gerekir. KONUYLA İLGİLİ ÖRNEK SAYIŞTAY KARARLARI VE SORUNUZUN YANITINI TEŞKİL EDEN BİR KARAR BULUNMAKTADIR. Sayıştay Temyiz Kurulunun 26.06.2001 gün ve 25263 sayılı kararında; “Siyasi parti temsilcilerine Belediye Başkanı tarafından verilen yemeğin temsil-ağırlama ve tören giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği” sonucuna varılmışsa da ; Temyiz Kurulunun 12.09.2000 gün ve 24826 sayılı kararında: “Belediye Meclis üyeleri ile belediye çalışanları ve eşlerinin belediye bütçesinden ağırlanmasının mümkün olmadığı” belirtilmiştir. Temyiz Kurulunun 01.11.2004 gün ve 27414 sayılı kararında ise: “Belediye personeline bayram hediyesi olarak alınan çikolataların temsil ağırlama kapsamında değerlendirilerek belediye bütçesinden ödenmesinin mümkün olduğu” sonucuna varılmaktadır. Sayıştay Temyiz Kurulu 05.05.2009 gün ve 30787 sayılı kararında; “İlam hükmü yapılan ağırlama giderinin kimler için yapılmış olduğunun belirtilmemiş olması ve yapılan ödeme tutarının Başbakanlık Tasarruf Genelgesi ile belirlenmiş olan tutara uyulmadan yapılmış olduğu gerekçesiyle verilmiştir. Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin Genel Kural başlıklı 3. maddesinde; “Temsil ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayini Belediye başkanının takdirine tabidir” Ağırlama başlıklı 5. maddesinin f bendinde; “Beldenin kalkınmasında katkısı olanlar veya olacağı anlaşılanlar ile bu kişilerin eşleri ve refakatindeki görevliler için, geleneklere ve davetin şümulüne göre, ağırlama, konuklama, konutlandırma ve bu işlerle ilgili olarak hazırlıkların gerektirdiği giderlerle ziyafet, kokteyl, hediye, çiçek, bahşiş ve taşıma giderleri şeklinde yapılır” denilmektedir. Belediye bütçesinden ödenecek bu tür giderlerin yapılmasında belediye başkanının takdir yetkisinin esas alındığı görülmektedir. Başbakanlık Tasarruf Genelgesinin idari nitelikte bir düzenleme olması nedeniyle, yürürlükteki mevzuata uygun olarak yapılan ödemelere etkisi bulunmamaktadır.Yukarıda açıklanan nedenlerle 846 sayılı ilamın 7. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA, Karar verildiği 05.05.2009 tarih ve 30787 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilâm tanzim kılındı.” Denilerek, belediye başkanının takdir hakkının esas olduğu ve kapsamını da onun belirlediği sonucuna varılmaktadır. Sayıştay Temyiz Kurulu 21.04.2009 tarih ve 30758 tarihli kararında; “Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinin 3. maddesinde, “Temsil-ağırlama ve tören giderlerinin konu kapsam ve miktarının tayini Belediye Başkanının takdirine tabidir” hükmü bulunmaktadır. Aynı yönergenin 4. maddesinde ise, temsil giderlerinin görevle ilgili olmak şartıyla gerçek ve tüzel kişilere vekalet, ödül ve hediye vermek, çiçek göndermek suretiyle yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmaktadır. Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi, temsil ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayinini Belediye Başkanı takdirine bırakmış olduğundan bu takdire istinaden Belediye Başkanı milli ve dini bayramlar ile diğer özel günler için gazetelere ödenen ilan yayım bedelinin belediye bütçesinden ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle, dilekçi iddiaların kabulü ile 635 sayılı ilamın 7. maddesiyle 23.569,62-YTL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA” kararıyla, özel günlerde ve dini ve milli bayramlar nedeniyle gazete ilan bedellerinin belediye bütçesinden ödenmesini belediye başkanının takdir hakkı kapsamında değerlendirerek sakınca olmadığını belirtmiştir. SORUNUZUN YANITINI TEŞKİL EDEBİLECEK ÖRNEK BİR KARAR İSE AŞAĞIDA GÖRÜLMEKTEDİR; 07/01/2014 gün ve 38172 sayılı Temyiz Kurulu Kararında; Yönergenin mahalli örf, adet ve sosyal yaşantı için gerekli sayılan etkinlikler kapsamına nelerin girebileceğini göstermesi bakımından değişik bir karar olarak nitelendirilebilir. Kararda aynen ; “Belediye adına Belediye Başkanı olarak düğün ve sünnet törenlerinde takılmış olan çeyrek altınların ödemesinin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye Başkanının Görev ve Yetkileri” başlıklı 38. maddesinin (o) bendinde yer alan “Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak” hükmü ile İçişleri Bakanlığı’nın 24/05/1984 tarihli “Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil – Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi” nin 10. maddesinde düzenlenen “Yukarıdaki maddelerde belirtilen giderler dışında kalan ve Yapılması Belde için gerekli olan veya mahalli örf, adet ve sosyal yaşantı içinde gerekli sayılan etkinlik ve törenler için (nişan, nikah, ölüm gibi) harcama yapılabilir.” hükmüne istinaden belediye bütçesinden yapıldığını,5176 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” hükmüne istinaden bu konuya ilişkin kamu zararı çıkarılmasının yerinde olmadığını, zira 5393 sayılı Kanun hükmüne dayanılarak yapılan bir görevin Yönetmelik hükmüne aykırılığından bahsedilemeyeceğini, çünkü Kanun hükmünün öncelikle uygulanacağının genel bir hukuk kuralı olduğunu,Ayrıca Sayıştay Temyiz Kurulunun, 10.01.2010 tarih ve 31079 tutanak sayılı ilâmının 19. maddesi ile Belediye Başkanının davet üzerine temsil görevi gereği katılmış olduğu düğün, nişan ve sünnet törenlerinde belediye bütçesinden takmış olduğu altınlara ilişkin harcamayı kamu zararı olarak kabul etmediğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.Savcılık; “13.04.2005 tarihli ve 25785 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve esasları Hakkında Yönetmelik” in “Hediye Alma ve Menfaat Sağlama Yasağı” başlıklı 15. maddesinin 4. fıkrasında, “Kamu görevlileri, kamu kaynaklarını kullanarak hediye veremez, resmi gün, tören ve bayramlar dışında, hiçbir gerçek veya tüzel kişiye çelenk veya çiçek gönderemezler; görev ve hizmetle ilgisi olmayan kutlama, duyuru ve anma ilanları veremezler” hükmü ile kamu görevlilerinin bu tür davranışlarda bulunmaları açık olarak yasaklanmıştır.Diğer taraftan konuya ilişkin olarak “Belediye Başkanı’nın düğün, sünnet vb. törenlerde altın hediye ettiği ve hediyelerin parasını belediye bütçesinden karşıladığı” yönündeki şikayet başvurusu üzerine Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun 26.06.2009 tarih ve 27270 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kararında; 5176 sayılı Kanun ve buna dayanılarak çıkarılan Yönetmelik’in ilgili hükümleri çerçevesinde, İçişleri Bakanlığı’nın Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesinde yer alan hususların yapılan harcamalara hukuki gerekçe olarak gösterilemeyeceği, Belediye Başkanının bu fiilinin, temsil ve ağırlama giderleri kapsamında kamu hizmetlerinin bir parçası olarak değerlendirilemeyeceğine yer verilmiştir. Bu nedenlerle, talebin reddedilerek Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin Giderleri” başlıklı 60. maddesinin (k) bendinde temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderlerinin bütçeden ödeneceği ifade edilmiş aynı zamanda Belediye Bütçesinden Yapılacak Temsil, Ağırlama ve Tören Giderleri Yönergesi ile de bu harcamaların belediye bütçesinden yapılabileceği vurgulanmıştır.Aynı Kanunun 38. maddesinin “Belediye Başkanının görev ve yetkileri” başlıklı (o) bendinde “Temsil ve ağırlama giderleri için ayrılan ödeneği kullanmak” yetkisi Belediye Başkanına bırakılmıştır.Söz konusu Yönergenin Genel Kural Başlıklı 3. maddesinde, temsil, ağırlama ve tören giderlerinin konu, kapsam ve miktarının tayininin belediye başkanının takdirine tabi olduğu belirtilmiştir. Temsil giderlerinde görevle ilgili olmak, ağırlama giderlerinde de beldenin misafiri olmak şartı dışında her hangi bir kısıtlama getirilmemiştir.Ayrıca, aynı yönergenin 10. maddesinde, yukarıdaki maddelerde belirtilenler dışında kalan ve yapılması belde için gerekli olan veya mahalli örf adet ve sosyal yaşantı için de gerekli sayılan etkinlikler ve törenler için (nişan, nikah, ölüm gibi) de harcama yapılabileceği, düzenlenmiştir.Belediye başkanının belediyeyi temsilen katılmış olduğu nişan, nikah ve düğün törenlerinde altın hediye etmesi, bu Yönergenin 10. maddesinde düzenlenen mahalli örf, adet ve sosyal yaşantı için gerekli sayılan etkinlikler kapsamında bulunduğundan, yapılan harcamada mevzuata aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle 1701 sayılı ek ilamın 1.maddesi ile 5.962,00 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.” Denilmektedir.
engin ersoydan 23.06.2015 11:50:18 Olumlu: 0 Olumsuz: 0
ACİLLLLL / taşıt alımı - Belediyemize Devlet Malzeme Ofisinden 2 adet araç alınacaktır(kamyonet). Bunun içimn meclis kararına gerek varmıdır?
Daha önce Belediye Meclis kararı ve Bakanlar Kurulu iznine tabi olan taşıt alımları 5393 sayılı Kanun’un 85/b maddesine göre yapılan değişiklikle taşıt alımları konusunda belediyelerin almaları gereken Bakanlar Kurulu izni koşulu kaldırılmış ancak belediye meclis kararının alınması zorunlu kılınmıştır. Nitekim; 237 sayılı Taşıt Kanunu’nun 10 uncu maddesinde aynen “… Madde 10 – (Değişik: 17/9/2004 - 5234/4 md.) Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler ve döner sermayelerin yıl içinde her ne şekilde olursa olsun edinebilecekleri taşıtların cinsi, adedi, hangi hizmette kullanılacağı ve kaynağı yılı bütçe kanunlarına bağlı (T) işaretli cetvelde gösterilir. Yukarıda sayılanlar dışında kalan kurum ve kuruluşlar tarafından bu Kanun gereğince taşıt edinilebilmesi, edinilecek taşıtın cinsi, adedi, hangi hizmette kullanılacağı ve kaynağı gösterilmek suretiyle önceden alınmış Bakanlar Kurulu kararına bağlıdır. (Ek cümle: 3/7/2005-5393/85 md.) Ancak, il özel idareleri, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları ile mahallî idare birlikleri kendi meclislerinin kararı ile taşıt edinirler. Ancak, Avrupa Birliği ile yürütülen mali işbirliği kapsamındaki projelerle ilgili olarak yıl içerisinde alınması gerekli görülen taşıtlar ile Başbakanlık hizmetlerinde kullanılmak üzere yıl içerisinde hibe edilen taşıtlar Maliye Bakanlığı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının uygun görüşü üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile edinilebilir. İçişleri Bakanlığınca lüzum görüldüğü takdirde, bu Kanuna bağlı (1) sayılı cetvelde yazılı "İl Valileri" taşıtları, gelir durumu müsait olan il özel idare bütçelerinden de satın alınabilir. Bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde belirtilenlerin (Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı hariç) emir ve zatlarına verilenler, (2) sayılı cetvelin birinci ve ikinci sırasında yer alanlar, güvenlik önlemli (zırhlı) araçlar ve koruma altına alınanlarla ilgili yönetmelik hükümlerine göre tahsis olunan araçlar dışında hibe dahil, her ne suretle olursa olsun yabancı menşeli binek ve station-wagon cinsi taşıt edinilemez. Yerli muhteva oranı % 50'nin altında kalan taşıtlar yabancı menşeli sayılır. Bu oranı artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.” denilmektedir. SONUÇ OLARAK; 237 sayılı Taşıt Kanunu’nun 10 uncu maddesinde ifade edilen hüküm gereğince, belediyenizin taşıt edinebilmesi için belediye meclisinden bir karar alınmasının gerektiği görüşünü taşımaktayız.
hande atasayar - armutlu belediyesi 13.04.2015 13:07:37 Olumlu: 0 Olumsuz: 0
İhale - sayın hocam, Belediye ve mücavir alan sınırı dışında bulunan bir yerde yapılacak olan hizmetlere yönelik (mal ve hizmet alımı, yapım işi için) Belediye ihale yapabilir mi? yapılabiliyorsa ihale yöntemi hakkında bilgi verebilir misiniz? ayrıca aciliyet gerektiren yapım işleri için 4734 sayılı K.İ.K. 21. Maddesi (pazarlık usulü) (b) bendine göre ihale yapılabilir mi?
Belediyelerin 4734 sayılı İhale Kanunu gereğince yapacağı iş ve işlemler 5393 sayılı belediye Kanunu ile belediyelerin tanınan görev yetki ve sorumluluklar kapsamında belirtilen hususlarla bağlantılı olmak zorundadır. Görev alanı dışında olan ihaleli iş ve işlemler 5393 sayılı belediye kanunu gereğince belediyenin görevleri ile bağdaşmadığı sürece kamu zararı teşkil edebilecektir. Sorunuzda mücavir saha dışında ne tür bir ihale yapılacağı belirtilmemiş. Her halukarda mücavir saha içinde olmak durumundadır belediye kanununa göre. Ya da dışında olsa bile 5393 sayılı belediye kanunu ile verilen görev yetki ve sorumluluklarla mutlaka ve mutlaka bağdaşmak zorundadır. Aksi durum inceleme ve soruşturmayı gerektirir. Zira kamu zararı oluşmuş demektir.
Nurcan HORUZ - Azdavay Belediye Başkanlığı 13.04.2015 09:08:54 Olumlu: 0 Olumsuz: 0