Kullanıcı Adı: Şifre:

KATEGORİLER
Ana Sayfa
Genel Kategori (12)
Mahalli İdareler (50)
İdari Mevzuat (28)
Mali Mevzuat (54)
Kamu Personeli (42)
Arazi Kullanımı, Yerleşkeler ve İmar (42)
Kamu ve Devlet İhale (51)
Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık (14)
İş Hukuku ve İş Güvenliği (22)
Yeni Soru Sor
Soru-Cevap Ara
Mevzuat Soru - Cevap
1. Sıkça sorulan sorular sayfasına hoşgeldiniz.
2. Site ile ilgili tüm yardım konuları kategori olarak ayrılmıştır.
3. İlgili kategorilere tıklayarak soru ve cevaplara ulaşabilirsiniz.
4. Soru-Cevap Ara sistemiyle soru-cevaplarda arama yapabilirsiniz.
5. Cevabını bulamadığınız soruları sistem üzerinden form aracılığıyla sorabilirsiniz.
6. Eğer sistem açıksa, sorunuz yanıtlandığında e-posta ile bilgilendirilirsiniz.

YENİ EKLENEN SORU-CEVAPLAR
sayın hocam. belediyemize ait tarla vasıflı bir taşınmazı borcumuz nedeniyle satışa çıkartıyoruz. ihele bedelini belirlerken KDV dikkate alınacak mı. KDV almamız gerekiyor mu? şimdiden teşekkürler.
2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabi kuruluşlar açısından müzayedeli satışlar, "uyguN bedel" kriteri ile çerçevelenmiştir. Aynı yasanın 7. Maddesi gereğince arttırılmada uygun bedel, tahmini (muhtemel) aşağı olamamak üzere teklif edilen bedellerin en yükseğidir. Dolayısıyla 2886 sayılı yasaya tabi bir kuruluşun müzayedeye çıkaracağı mallar için kural olarak bir muhammen bedel saptanması ve isteklilerin teklif edecekleri bedelin en az bu bedele eşit olması gerekmektedir. Yine aynı madde gereğince bedel tahmini yapılmayan durumlar da teklif edilen bedellerden uygun görüleni, uygun bedel olarak alınacaktır. Bu konudan idarenin daha düşük teklif veriline satmak gibi bir taktir hakkı olabile-çektir. Ancak her iki durumda da uygun bedel aynı zamanda KDV matrahını oluşturmaktadır. KDV kanuna göre, vergini alınması ancak vergiyi doğuran olayın meydana gelmesine bağlı olduğundan, 10. Madde gereğince vergiyi doğuran olay teslim veya hizmetin yapıldığı yada buna ilişkin belgenin (fatura vb.) düzenlediği anda meydana gelir. Buna göre arttırmaya esas teşkil edecek olan tahmini bedelin belirlenmesinde KDV dikkate alınmayacaktır.
serkan dadaloğlu 04.11.2013 14:47:04 Olumlu: 0 Olumsuz: 0
Belediyemizin 1998 yılında açmış olduğu memurluk sınavına girdim. ticaret lisesi mezunuyum ve teknisyen kadrosuna atandım. Bu zamana kadar teknisyen olarak maaş aldım. bu zamana kadar belediyemize gelen müfettişler bu durumu farketmediler. farkeden hocalarımız da kazanılmış hak diyerek herhangi bir müdahale etmediler ancak en son 30.05.2013 yılında gelen müfettiş bu kadroda bulunamaz başka bir kadroya atanması gerekir ticaret lisesi mezunu teknisyen kadrosunda yer alamaz diyerek lahiyaya yazarak tenkite aldı. yazı işleri müdürümüz konuyu meclise götürerek tahsildar kadrosuna atanması yapıldı. ancak memur arkadaşımız kazanmış olduğum hak diyerek bu duruma itiraz ediyor. bu arkadaşımız meclise itiraz edebilir mi ? ya da meclisimiz aynen teknisyen kadrosunda çalışmasına devam edebilir diyebilir mi? memur arkadaşımız konuyu yargıya götürebilir mi ? çünkü arkadaşımız maddi anlamda da hem şuan çalışma hayatında hemde emeklilik döneminde kaybı olacağından durumu idare mahkemeye taşımak istiyor. bu durumda ne yap
Öncelikle 2013 yılında gelen müfettişin layihadaki tenkidi haklı gerekçelere dayanmakta, zira atama geçmişte yanlış yapılmış. Ticaret lisesi mezunu olan bir kişinin teknisyen kadrosunda olmaması gerek, diyelim ki hatalı atama sonucunda bu kişi yıllar boyu görev yaptı ve normal maaşın dışında biraz fazla maaş aldı, kazanılmış hak olabilmesi için atamanın usulüne uygun ve yasallar koşullara göre yapılmış olması gereklidir. Burada hata fark edilmiş ve olması gereken atama norm kadro düzenleme yetkisi ve sanırım kadro iptal ihdas yetkisi çerçevesinde meclisin kararı gereği tahsildar kadrosu oluşturularak yıllar sonra usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş, burada idare yani belediye isterse zaman aşımı sınırları çerçevesinde geriye dönük olarak teknisyen kadrosunda iken bu kişiye ödenen maaştan fazla ödeme kısmının tespitinde bulunabilir ve bu kadroda bulunan kişiden talep bile edebilir. Konu hukuki bir konudur elbetteki idarenin hukukçusu/avukatı bu durumu analiz etmek durumundadır. Sonuçta burada idarenin vereceği karara göre hareket edilebilecektir. İdare hukukuna göre idare hatalı kararından her zaman geri dönebilir. bu durum idare hukuku temel ilkelerinden biridir. Burada da idare hatalı uygulamasından geri dönmüş ve doğrusunu uygulama yönünde adım atmıştır, kişiyi tahsildar kadrosuna atamıştır. İdare sonuç itibariyle karar organlarıyla bir bütündür. Burada belediyenin karar organlarından biri de Meclistir. Dolayısıyla doğrudan meclise itiraz edilse bile bu itirazın yasal bir dayanağı ortada kanımca bulunmamaktadır. Sonuç itibariyle yargı yolu açıktır. İdarenin eylem ve işlemlerinin iptali için idare mahkemesi nezdinde dava açılabilir. Bu dava kapsamında gerçekten uğranılan bir zarar durumu varsa iptal davası ile birlikte tam yargı davası da idare mahkemesi nezdinde açılabilir.
REYHAN AKYAZI 21.10.2013 11:59:16 Olumlu: 0 Olumsuz: 0
sayın hocam: çamlıkaya belediyesinde itfaiye eri kadrosunda çalışmaktayım. 2009 yılında inşaat teknikerliği bölümünden mezun oldum. 2013 yılında açıköğretim fakültesi işletme bölümünden mezun oldum. sultanbeyli belediyesine tekniker olarak geçmem mümkünü. saygılarımla...
iyi günler kolay gelsin.... yasa hükmünce aynı ve başka yerlerdeki kadrolara atamanız olur fakat gideceğiniz kurumda tekniker kadrosunda açık varsa olur. şuan mevcut çalışmakta olduğunuz kurumda kadronuz gideceğiniz yerdeki kadro ile aynı dereceye gelirse mümkün olur. önce unvan değişikliği yapılması gerekir yani yükselme sınavına girilmesi lazım
erdal öztürk 09.10.2013 11:21:25 Olumlu: 1 Olumsuz: 0
yerel seçimlere beş ay kala servis araçları ihalesi yapılablirmi saygılarımla
İdare hukukuna göre idarede süreklilik esastır, bu bakımdan seçim öncesi ve/veya sonrası diye bir durum düşünülmemelidir. Elbetteki bu bir süreçtir ve bu süreç seçim dönemini de kapsayabilir. Ancak ihale sürecinin işleyişi seçim süreci işleyişinden etkilenmez. Burada sürenin yeterli olmadığı kastedilmekte ise de yapılabilecek bir şey yoktur. En iyisi mi sürece şimdiden hazırlanarak bütçe dönemi başı itibarıyla ihale sürecini başlatmak mümkündür. ihalenin ait olduğu bütçe yılı içerisinde olabilmesi bakımından 2014 yılı başı itibarıyla ihaleye çıkılabilir. Öncesinde planlanan ihale süreci seçim sonucunda yönetim değişse bile devam edecektir. Zira yukarıda da belirtildiği üzere İdarede süreklilik esastır. Şu an için ihaleye çıkılması önümüzdeki yıla sari nitelik kazanacağından ya da yıllık programda öngörülmediğinden belki mümkün olamayabilir. Zira Yaklaşık maliyetine göre ihale usulünün belirlenmesi farklılık gösterebilecektir. İhalenin meblağ olarak büyüklüğü küçüklüğü ihale eşik bedelinin altında kalıp kalmadığı önemlidir. Basit bir iki araç kiralaması işi ise farklı da olabilir, belki hemen süreç başlatılabilir de. Lakin 2014 yılı bütçe çalışmaları halihazırda sonuçlanmadı, programa alınabilir de. Dolayısıyla 2014 yılı bütçe dönemi başında ihale sürecinin başlatılabilmesi de düşünülebilir.
hatip emrek 13.09.2013 10:51:33 Olumlu: 0 Olumsuz: 0
Dilekçe kanunu - Belediye meclis üyelerimizden bir tanesi bir dilekçe ile daha önceki senelerde Kontrolörün yapmış olduğu denetim raporunda Kiralar ile ilgili tenkitinden fotakopi olarak evrak istemiştir.Belediye meclis üyesinin böyle bir konuda veya başka bir konularda dilekçe kanununa veya bilgi edinme yasasına göre evrak isteme yetkisi varmıdır. Teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Merhaba, Konuyu ilgili yasal düzenlemeleri gereği öncelikle bir irdeleyelim; 5393 sayılı Belediye Kanununun 17 ve 18.s maddesine göre Belediye Meclisleri belediyenin en önemli karar organlarından biridir. Belediye Meclisinin görevlerini sayan 5393 sayılı kanunun 18. madde/e bendinde;"Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek." meclisin görevleri arasında sayılmıştır. 5393 sayılı yasanın takip eden düzenlemelerinde 24. maddesinde meclis ihtisas komisyonları hususu, 25. maddesinde de Denetim komisyonu hususu düzenleme altına alınmıştır. İhtisas Komisyonlarında konuya ilişkin bir komisyonda lyer alması ya da denetim komisyonunda meclis kararı ile görevlendirilmesi halinde elbetteki meclis üyesinin geçmiş yıllar kontrolör raporunun tamamını ya da merak ettiği konuyla ilgili bölümünü istemesinde bir sakınca yoktur. Bilgi edinme yasasına da baktığımızda da sakınca teşkil eden hangi hallerde bilgi verilemeyeceği de düzenleme altına alınmıştır. Bir meclis üyesinin soruya örnek teşkil eden bir denetim raporunun kiralarla ilgili kısmını istemesinde o belediyenin karar organı olan mecliste üye olarak bulunması dolayısıyla elbetteki bir usule aykırı bir durumda bulunmamaktadır. Ancak bu yasaya göre idari ve adli bir soruşturma konusu olan olay ya da kişilerle ilgili bir bilgi isteme durumu olsaydı bu yasaya göre bilgi verilemeyecekti. Zaten bilgi edinme yasasına bakıldığında sınırları açık ve net çizilmiştir. Yukarıdaki bu hukuki analiz ve değerlendirmeler ışığında bir meclis üyesinin ihtisas/denetim komisyonunda yer alsın ya da almasın geçmiş yıllarda belediyesinin denetimiyle ilgili kiralarla ilgili bir tenkit hakkında kontrolör raporunu ya da ilgili sayfasını talep etmesinde bir sakınca yoktur. Ancak bunu talep etmenin usul ve esasları da elbetteki yerine getirilmelidir. Bu raporu saklamakla yükümlü olan ilgili birim müdürü ya da sorumlusuna bir meclis üyesinin gidip elden böyle bir bilgiyi istemesi abesle iştigaldir. Böyle hallerde ister istemez o görevli kendini töhmet altında hissedecek, ikilemde kalacaktır. Bunun yolu konuyu meclis görüşmelerinde gündeme getirmek ve meclis karar tutanaklarına da yansıyacak şekilde talep etmektir. Ya da doğrudan belediye başkanına yazılı olarak başvurarak alınacak bir olur ile hareket etmektir diye düşünüyorum. Bu benim elbetteki düşüncem. Zira uygulamada pek çok meclis üyesi kendilerini bürokratların üzerinde hissederek onların çalışma alanlarına doğrudan müdahale etmekte ve pek çok belge ve dokümanı isteme cüretini kendilerinde görebilmektedir. Bu böyle olmamalıdır. Sınırları yasalarla çizilmiş kamusal uygulamalar gereği meclis üyeleri belediye çalışanları ve bürokratları ile dolaylı bir şekilde muhatap olmalı, öncelikli olarak belediye başkanı aracılığıyla hareket etmelidir. Belediye Başkanı ile doğrudan görüşülerek yazışma yoluyla olur alınarak ya da meclis kararına istinaden böyle bir talepte bulunulması dayanak teşkil etmesi yönüyle daha yerinde olabilecektir. Bu bilgi, bir bilgi edinme talebi gereği de meclis üyesince yukarıda belirtildiği şekilde usulü doğrultusunda da istenebilir.Bence bunda bir sakınca bulunmamaktadır.
Yılmaz Akçadağ - Mudurnu Belediye Başkanlığı 02.09.2013 16:47:56 Olumlu: 0 Olumsuz: 0