TARIMA CAN SİMİDİ BİYOETANOL
Dr. Burhan ÖZFATURA İzmir Bşb. Eski Başkanı
Son günlerde dalgalanan petrol fiyatları,ülkelerin denk bütçe hesaplarını daha dikkatle gözden geçirmelerine,endişeli gelecek yorumlarına düşmesine neden olmuştur.
Tüm ekonomik faaliyetlerin ve enerji tüketiminin önemli ham maddesi olan ve maalesef ülkemiz kaynaklarının yeterli düzeyde olmadığı petrol,ithal ağırlıklı bir girdi olarak bizlerinde bütçesinde belirgin ağırlıklar oluşturmaktadır. Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkeler bu ağır faturaların da baskısı ile yeni yakıt ve enerji kaynakları bulama yarışına girmişlerdir.İthal petrolden elde edilen akaryakıt ürünleri yerine ,ülkelerin bulundukları iklim koşularına ve tarımsal yapılarına uygun tarım ürünlerinden elde ettikleri,son günlerde adları sıkça telaffuz edilen bu akar yakıtlara kısaca “ Biyo yakıt ”adı verilmiştir.
Takip eden okurlarımız daha önceki yazılarımızdan ülkemiz için gerekliğini her fırsatta dile getirdiğimiz şeker pancarı, buğday ve mısır gibi
Tarım konusunda düşüncelerimizi hatırlayacaktır. Bu kez bu ürünlerin bir başka özellikleri ile de tekrar kamuoyu gündemine geldiğini memnuniyetle izlemekteyiz.
Bu nedenle bugünkü yazımızda Çiftçilerimizin uzun süredir tarımını yaptığı, geçimini sağladığı,ülkemiz iklim koşullarına en uyumlu zirai ürünlerden olan şeker pancarı,buğday ve mısırdan kolayca elde edilen Biyoetanol konusunda birkaç önemli hususu okurlarımızla konuşmayı uygun buluyorum.
Günümüzde tarım ürünlerinden üretilin yakıt amaçlı alkol, Biyoetanol olarak tanımlanmaktadır. Araç motorlarında benzin ve motorinin yanması sonucu ortaya çıkan egzoz gazlarının verdiği atmosfer zararlarını (hava kirliliğini) azaltması, Biyoyakıtların çevreci yanına daha da ön plana çıkarmıştır. Günümüzde pek çok sanayileşmiş ülke,kendi tarım ürünlerinden ürettiği Biyoetanolü büyük miktarda konvansiyonel yakıtlara katmaktadır. Bu ülkelerin biyo yakıtları akaryakıtlara harmanlanması sonucu , Hm petrol harcamalarında sağladığı azalmalar ve avantajlar başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere bir çok dünya ülkesinin Biyoyakıt konusunda yatırımlara girişmesine vesile olmuştur.
Biyoetanol konusundaki teknik ve çevre boyutuna kısaca değindikten sonra tarım sektörü ile ilgili önemli yanlarına değinelim.
Ülkemiz gelirlerinin önemli bir kısmını petrol üreticisi ülkelere ödeyerek elde edilen bu yakıtlar yerine,çiftçilerimiz tarafından öz kaynaklarımız ile geliştirilen,yetiştirilen tarımsal ürünler ,istihdam,tarımsal sarf malzemeleri,tarım makineleri gibi katma değerleri içine alan geniş bir gelir ve ekonomik refah sağlanabilmektedir.
Konuyu biraz daha açarsak;
Ülkemizin benzin tüketimi yıllık yaklaşık olarak 4 milyon tondur.Ülkemizin ve AB ülkelerinin Biyoetanol kullanımı için uygulamaya başladığı ve belirlediği %2 oranı sonucunda ulusal Biyoetanol ihtiyacımız 80.000 ton olmaktadır.bu oranı %5,75e yükseltmemiz halinde (Avrupa'nın 2010 yılı itibarı ile kullanmayı taahhüt ettiği Biyoyakıt kullanım oranı )ülkemizin biyoetanol ihtiyacı yaklaşık 350.000 ton olarak kabul edilebilir.
Ülkemiz verim ortalamalarında bir dekar şeker pancarından yaklaşık 500 Lt, buğdaydan 250Lt, mısırdan 270Lt biyoetanol üretebilmektedir. O halde, AB ülkelerinin tespit ettiği kullanım oranları dikkate alındığında,ülkemizin biyoetanol ihtiyacını gidermek için yaklaşık olarak 160 bin dönüm şeker pancarı veya 320 bin dönüm ilave buğdayın ekilmesi gerekli olacaktır.Bu sayede kırsal alanda yaratılacak ilave istihdam,tarımsal ekipman ve sarf malzemeleri girdileri banka ve sigorta hareketleri,üretim tesisleri ile oluşacak yoğun katma değerin ötesinde,petrol ithalatına harcanan bedelin azalmasına oluşacak katkılar biyoetanolü daha cazip hale getirecektir. Özetle;yurt dışına harcanacak paranın ülke içinde ekonomik sisteme katkı olarak kullanılmasına olanak sağlayacaktır.
Tarım sektöründe sıkıntı yaşanmakta ve üretici gelirleri ciddi oranlarda düşmektedir.Bu nedenle çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal refahını temin için biyoyakıt üretiminin artırılarak devamlılığını sağlanması,biyoyakıt kullanımının geliştirilmesi için diğer dünya ülkeleri gibi akılcı ticari ve yasal tedbirler çerçevesinde hareket ederek ithal enerjiye olan bağımlılığın azaltılması ve yerli zirai kaynaklarımızın,enerji tarımına yönelerek gelişmesi bir gereklilik haline gelmiştir.
Özellikle son günlerde ülkemizde biyoyakıtların üretimini ve kullanımı özendirmeye ve düzenlemeye yönelik hukuki alt yapının sağlanmasını sağlayacak çalışmalara ilgili bakanlıklarımızın(Enerji,Maliye,Tarım ve çevre Bakanlıkları) hız verdiği memnuniyetle gözlenmektedir.
Ancak bu nokta küçük bir hatırlatmada bulunma gereğini duyuyorum;
-Bu tip hukuki çalışmalar yapılırken ,konuyla ilgili tarafların çalışmalara iştirak edip ülke menfaatini ön plana alan çalışmalar yerine,yabancı ülkelerin çıkarlarına hizmet edecek ithal tarımsal ürünleri,çiftçimizin ürettiği ürünler yerine kullanmaya çalışmaları dikkatle engellenmelidir.
Sonuç olarak;biyoetanol veya biyodizelin gelecekte AB mevzuatına uyum bahanelerine gerek bırakmayacak şekilde uygun çevre,enerji ve mali hukuki mevzuat alanında,dünya gelişimlerine uygun tanımlanarak doğru Biyoyakıt rejiminin oluşturulması,sıkıntılar içerisinde bulunan tarım sektörüne çok önemli bir can simidi olacaktır.
Tüm Makaleler...
Ana Sayfa
- Mevzuatlar
- Mevzuat Arama
- On-line Danışma
- Pratik Bilgiler
- Soru-Cevap
- Ürünlerimiz
- Hizmetlerimiz
- Makaleler
- Yazarlarımız
- Referanslarımız
- Kampanyalar
- Üye Girişi
- İletişim